2022’nin Kelimesi: “Gaslighting” Hakkında Bilmen Gerekenler

Geçtiğimiz ay dünyaca ünlü bir sözlük yayıncısı olan Merriam-Webster 2022 yılının kelimesini gaslighting olarak seçtiğini açıkladı. Peki gaslighting nedir, ne anlama gelir? Tarihsel olarak terim 1938 yılında Patrick Hamilton tarafından yazılan “Gas Light (Gaz Lambası)” adlı bir oyundan geliyor. Oyundaki erkek karakter, eşine çeşitli yollarla kendini, kendi gerçekliğini sorgulatarak akıl sağlığı yerinde olmayan bir kadın imajı yaratmaya çalışıyor. Evde ışığı azalan gaz lambası gibi, bazı esrarengiz olaylar yaşandığını düşünen kadın karakteri, kocası bu olayların gerçek olmadığına ve hayal ürünü olduğuna inandırmaya çalışıyor. Bu terim, oyunun konusuyla paralellik gösterip, yaygın olarak romantik ilişkilerdeki duygusal manipülasyonu tarif etmek için kullanılsa da gaslighting yalnızca romantik ilişkilerde değil aile, arkadaşlık ve iş ilişkilerinde de karşımıza çıkabiliyor.

Bu bağlamda gaslighting bir kişinin hafızasını, düşüncelerini, kararlarını, akıl sağlığını, algısını yani gerçekliğini sorgulamasına sebep olan ve maruz kalan kişiyi kafa karışıklığına ve özgüven problemlerine sürükleyebilen bir manipülasyon biçimi. Sistematik bir şekilde uygulandığında ise etkisi katlanarak ilerleyebiliyor. Kişi kendinden şüphe etmeye başladığı noktada karşısındakine daha fazla güvenip bağımlı hale gelebiliyor ve yine bu durumda, kendini daha fazla sorgulayarak kısır bir döngüye girebiliyor. 

Gaslighting nasıl gerçekleşir?

BBC’de yayınlanan bir habere göre, gaslighting’in üç aşaması var. İlk aşamada (idealleştirme) kurban yoğun sevgi bombardımanına maruz kalarak kendinin ve ilişkinin çok değerli olduğunu düşünür. İkinci aşamada (değersizleştirme) ise kurban ilk aşamada ortaya çıkan bu olumlu duygulardan tamamen uzaklaştırılarak kendinden şüphe eden bir kişiye dönüşür. Son aşama olan gözden çıkarmada ise kişi, kurbanı bütün bu kafa karışıklığı ile bırakarak başka birine yönelir.

Bu manipülasyon davranışında bulunan bir kişinin kullandığı bazı taktikleri şöyle sıralanabilir:

  • Yalan söyler. Kurbanın inançlarını, davranışlarını, düşüncelerini saptırmaya çalışan kişi bunun için olmamış şeyleri olmuş, olmuş şeyleri ise olmamış gibi gösterebilir. 
  • Yalan söylerken olayları kurbanın yaşadığının bambaşka bir hali olarak aktarabilir. 
  • Başka kişilerle konuşup kurbanın akli ya da duygusal olarak dengesiz olduğunu söyleyerek kişinin değerini diğerlerinin gözünde düşürebilir.
  • Kurban soru sorduğunda konuyu değiştirerek soruyu savuşturabilir.
  • Kurbanın duygularının ya da düşüncelerinin konuya göre orantısız ölçüde fazla olduğunu, kurbanın konuyu abarttığını söyleyerek duygu ve düşünceleri küçültme, önemsizleştirme eğiliminde olabilir.
  • Kendini haklı çıkarmak ya da yaptığı yanlışı örtmek için inkara başvurabilir. 
  • Yaptığı ya da yapmadığı şeyler için, olayları büyüttüğü için, olaylara yanlış bir açıdan baktığı için ve başka birçok nedenden ötürü kurbanı suçlar.
  • Bütün bunları yaparken kurbana karşı olan hislerinden, onu ne kadar çok sevdiğinden, onu önemsediğinden, onun iyiliğini düşündüğünden bahsederek, tabir yerindeyse, duygu sömürüsü yapıp duygu karmaşasına yol açabilir.

Bunu bir örnekle açıklayabiliriz. Romantik bir ilişkide yaşanabilecek şu olayı ele alalım: 

X ve Y romantik ilişkideki iki partner. Bir gün kafede otururlarken Y’nin telefonuna gelen bir bildirim X’in dikkatini çeker. Bildirimde Y’ye tanımadığı bir kişi tarafından atılan mesaj vardır. Mesajı okuyan ve uygunsuz bir içeriği olduğunu düşünen X bu mesajın ne olduğunu ne ima ettiğini Y’ye sorduğunda şöyle bir cevap alır: “Saçmalama X, seni aldattığımı düşünmüyorsun herhalde. Sen iyice paranoyaklaştın. Hem seni aldatacak olsam bunu telefonda mı yapardım? Bu kadar aptal olamam. Ayrıca seni ne kadar çok sevdiğimi ve hayatımda senden başka kimse olamayacağını biliyorsun. Doğrusu, böyle düşünmene çok şaşırdım, beni çok kırdın. Mesajı atan eski arkadaşlarımdan biri sadece, o hep böyle konuşur. Ortada büyütülecek bir şey yok.”

Umarım yukarıda bahsettiklerimiz sana tanıdık gelmemiştir. Fakat, “Dur bir saniye, ben bu taktikleri kullanan birilerini tanıyorum!” diyorsan, aşağıdaki bölüme mutlaka göz at. 

Gaslighting mağduru olduğunu nasıl anlarsın?

The Gaslight Effect kitabının yazarı Dr. Robin Stern’e göre aşağıdaki maddelerden deneyimlediklerin varsa gaslighting‘e uğruyor olabilirsin.

  • Devamlı kendini sorguluyorsan
  • Sık sık kendine “Acaba çok mu hassasım, çok mu alınganım?” diye soruyorsan
  • İş yerinde kafan çok karışıksa ve deli gibi hissediyorsan
  • Etrafındaki kişiden (ebeveyn, partner, patron, vb.) sürekli özür diliyorsan
  • “Hayatımda bu kadar güzel şey varken neden mutlu hissetmiyorum?” diyorsan
  • Partnerinin davranışları için ailen ya da arkadaşlarına bahaneler uyduruyorsan
  • Kendini açıklama yapmak veya mazeret bulmak zorunda kalmamak için arkadaşların ve/veya ailenden bilgi saklarken buluyorsan
  • Basit kararlar vermekte bile zorlanıyorsan

Bunları bilmen duygusal manipülasyona uğrayıp uğramadığını fark edebilmen için çok önemli. Bunu fark edebilmek ve kelimelere dökebilmek, bu durumu durdurmak ve değiştirmek için sana güç verecektir. Eğer gaslighting’e uğradığını fark edersen bunu güvendiğin kişilerle paylaşmaktan, sınır koymaktan ve onları korumaktan, duygularını ve düşüncelerini ifade etmekten ve profesyonel destek almaktan çekinme.

Melike Boz 

--

SoapyLog içeriklerinin devamı için bizi takipte kalın ve yeni çıkan SoapyLog postları ile ilgili bildirim almak için e-posta listemize kaydolun.
Başka yazılarda görüşmek dileğiyle.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın!

Yorum yap

Yorumlarınızın sayfada görünebilmesi için önce onaylanması gerekir.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.